AVRUPA BIRLIGI ÇEVRE POLITIKASI
YASAL ÇERÇEVE
1957 Roma Antlasmasi ile, çevre konusunda henüz hiçbir tehdit öngörülmedigi için, ortak bir politika saptanamamistir. AB, 1970'e kadar hava ve su kalitesi, atiklarin imhasi ve doganin korunmasi gibi konularda koruyucu bir yaklasimla 200'den fazla direktif benimsemistir. 1972'de Rio'da yapilan Birlesmis Milletler Çevre Konferansi'ndan sonra ortak bir politika ihtiyaci ortaya çikmasina ragmen, ancak 1987 Avrupa Nihai Senedi ile çevre politikasi, kurucu antlasmaya dahil edilmis ve çevre konusunda açik bir siyasi ve yasal destek ortaya konmustur. Avrupa Birligi, 1992 deki Avrupa Birligi Antlasmasi ile kapsami genisletilen çevre politikalarini, 5 Çevresel Eylem Programi etrafinda düzenlenmistir.
AVRUPA BIRLIGI 5.ÇEVRE EYLEM PROGRAMI:
KORUYUCU YAKLASIMDAN ÖNLEYICI YAKLASIMA
AB'nin 1992'ye kadarki eylem programlarinin özünü, koruyucu yaklasim olustururken, 1992'deki "Sürdürülebilirlige Dogru" adini tasiyan 5. Çevresel Eylem Programi ile Birlik önleyici yaklasima yönelmistir. Program, AB'nin gelecekteki karar ve politika olusturma sürecinde, yasalarin mutlaka çevre korunmasi ile ilgili hükümleri içermesini öngörmektedir. Tarim veya ulasim gibi, herhangibir alandaki yasa önerisi, üyelerin onayina sunulmadan önce çevresel etkisi açisindan degerlendirilecektir. AB ayrica, ürüne özel çevre vergisi, çevre sorumlulugu kavraminin gelistirilmesi, vergi sisteminde çevre ile ilgili düzenlemelere gidilmesi gibi, pazara yönelik araçlar da gelistirmektedir. Böylelikle çevre konusunda Sorumlulugun Paylasimi bilincini yerlestirmeyi hedeflemektedir. AB çevre yasasi, bütün AB içinde uygulanabilir bir asgari gereklilikler çerçevesini koyar. Ancak, her devlet, ulusal standartlarini Birliginkinden daha yukarida gelistirme hakkina sahiptir.
2000 YILINA DEK GEÇERLI OLAN 5. EYLEM PROGRAMININ HEDEFLERI NELERDIR?
Çevre politikasini, mali tesvikler ve gönüllü düzenlemeler gibi araçlarla sekillendiren AB, stratejisini de hükümet, sanayi ve tüketiciler arasindaki ortakliga dayandirir. Hedefleri arasinda: çevrenin korunmasi hedefini, AB'nin turizm, enerji, ulasim, imalat ve tarim alanlarindaki politika ve uygulamalariyla bütünlestirmek ve bu politikalarin çevreye olan negatif etkisini azaltarak, pozitif yönlerini ortaya çikarmak AB'nde çevre yasalarinin çogunluk oyuna tabi olmasi çevreye saygili sürdürülebilir kalkinma ilkesinin benimsenmesi çevre dostu ürünlere destek verilmesi ( örnegin düsük emisyonlu otomobillere vergi indirimi saglanmasi ve AB çapinda karbon/enerji vergisi konmasi) kamuoyunun çevre konusunda daha iyi bilgilendirilmesi ve egitilmesi Tarimda daha kapsamli üretim yöntemlerinin desteklenerek, ilaçlama ve gübrelemede sürdürülebilirlik ilkesine önem verilmesi, tarimsal alanlarin alternatif sekillerde kullanimi ulasimda çevre dostu ulasim sekillerinin gelistirilmesi, karayolu araçlari için emisyon ve gürültü standartlarinin getirilmesi sanayide, gönüllü çevresel denetim projelerinin desteklenmesi, küçük ve orta ölçekli isletmelere atik temizleme teknolojilerini kullanmalari için destek olunmasi çevre projelerine Yapisal Fonlardan, Birlesme Fonu'ndan ve LIFE programi'ndan mali destek saglanmasi çevre dostu enerji kaynaklarinin gelistirilmesi, atik üretimini azaltmak, temizleme teknolojilerini gelistirmek, kirleten öder kuralini uygulamak, gibi hedefler bulunmaktadir. 1992-2000 yillarini kapsayan 5.Eylem Programi çerçevesinde AB çevre politikalarinin olusturulmasi ve uygulanmasi konusunda iki konu çok önem kazanmistir: 1)ÇEVREYE DOST SÜRDÜRÜLEBILIR KALKINMA AB'nin sürdürülebilir kalkinma hedefi, Agenda 21'e paralel bir çizgidedir. Sürdürülebilir kalkinma için üretim ve tüketim sekillerinin degistirilmesinin yanisira, 5 ana ekonomik sektördeki politikalarin bütünlestirilmesi gereklidir. AB, Ekonomik gelismenin yaninda saglikli bir çevreye de sahip olunabilecegi ilkesine dayanan sürdürülebilir kalkinma kavramini, egitime ve egitim programlarina dahil etmektedir.
2)SORUMLULUGUN PAYLASILMASI: "KIRLETEN ÖDER KURALI"
Çevre politikasi kapsaminda çevrenin bir ekonomik degeri oldugunu kabul eden AB "kirleten öder" kurali ile hareket eder. Temizleme teknolojisine yatirim yapan firmalarin, sosyal ekonomik kalkinmaya, dolayisiyla rekabetçiliginin artmasina da yatirim yaptigini vurgular. Ürüne özel çevre vergisi, çevre sorumlulugu kavraminin tanitilmasi, vergi sisteminde çevre ile ilgili düzenlemelere gidilmesi gibi pazara yönelik araçlarla da çevre sorumlulugu kavramini yerlestirmeyi hedefler.
AB BIRLESME FONUNDAN ÇEVRE PROJELERINE DAHA ÇOK DESTEK AKTARILIYOR
1997 yilinda yapilan Birlesme Fonlari'nin dagitimi ile ilgili düzenleme ile, önceki yillardan daha çok fonun, çevre ile ilgili projelere ayrilmasi saglanmistir. Ispanya, Portekiz, Yunanistan, ve Irlanda gibi ekonomik gücü zayif üyelerinin çevre projelerini destekleyen AB'nin dagitacagi fonlarinin yaklasik %40'i 1998-99 döneminde devam edecek çevre projelerine aktarilirken, %60'i yeni projelerin desteklenmesinde kullanilacaktir. Bazi AB üyelerine ayrilan çevre fonlari su sekilde belirlenmistir: Ispanya848.07 milyon ECU Irlanda134.05 milyon ECU Portekiz302.36 milyon ECU Yunanistan210.45 milyon ECU
AVRUPA BIRLIGI ÇEVRE ILE ILGILI HANGI KONULARDA ILERLEME KAYDETTI?
BASARILAR
ozon tabakasini delen maddelerin kullaniminda önemli bir azalma saglandi, agir metaller ve sülfürdioksit kullanimi azaltildi yüzey sularinin kalitesi iyilestirildi sanayi sektöründeki çevreye zararli uygulamalar ve atik üretimi, imhasi konusunda çalismalar yapildi doganin korunmasi ile ilgili yeni yaklasimlar gelistirildi
ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR
çevre konusunun daha etkin bir biçimde diger politikalarla bütünlestirilmesi, deri kanseri ve çöllesmeye neden olan iklim degisimine çare bulunmasi ormanlarin yokolmasina, hayvan ve bitki türlerinin tükenmesine yol aça, göl ve nehirlerin asitlenmesinin önlenmesi sehir kirliliginden kaynaklanan hava kalitesi, gürülüt ve atiklarin imhasi gibi sorunlara daha etkin çözümler bulunmasi su kaynaklarinin kalitesini iyilestirme konusunda daha etkili ve yaygin stratejiler gelistirilmesi, sorumlulugun paylasilmasi kuralinin yayginlastirilmasi, çevreye zarari olan ürünlere vergi koymak gibi, pazara yönelik uygulamalar getirilmesi, birligin çevre konusunda uluslararasi alandaki rolünün arttirilmasi, kamuoyunu çevre konusunda bilinçlendirmek ve egitmek Birligin emisyon ve atiklarin azaltilmasi için faydalandigi araçlar arasinda Save II programi :enerji verimliligini arttirmaya çalisir Joule Thermie programi: nükleer olmayan enerji kullanimi ile araçlarin yakit verimliligini arttirmayi ve alternatif yakitlar bulunmasini destekler Avrupa Yatirim Bankasi:AB'nin çevreyi iyilestirme hedefi kapsaminda mali destek saglar) bulunmaktadir.
AB'NIN ÇEVRE POLITIKASININ TEMEL ARAÇLARI
AB, yasalarin yaninda baska araçlar da kullanarak, mevcut sistemde gerekli degisiklikleri yapar.
1.Çevresel Etki Degerlendirmesi Direktifi: Bu konuda hazirlanan direktife göre, bireysel projelerin neden olabilecegi potansiyel zararin degerlendirilmesi için sistematik bir yöntem saptanmasi ve bu sürece kamuoyunun da dahil edilmesi gerekmektedir. Son dönemde eklenen hükümlerle, enerji istasyonlari ve tehlikeli atik imha tesislerinin kurulmasi ve genis alanlardaki ormanlarin agaçsiz hale gelmesi konularinda, sinirötesi görüsme ve danisma yolu ile isbirligi öngörülmektedir.
2.Avrupa Çevre Ajansi: Merkezi Kopenhag'da bulunan bu ajans, 1994 yilindan beri çevre konusunda güvenilir veri ihtiyaçlarini karsilamaktadir.
3.Çevresel Kirlilik Konusundaki Bilgiye Ücretsiz Ulasma Imkani:
Bu konudaki direktifle, ulusal otoriterelerin çevre politikalari hakkinda bilgi hazirlamasi ve bilgi isteyen herkese bu bilginin sunulmasi hedeflenmistir.
4.Çevre Dostu Ürünler için Eko-Etiket: 1992 Mart'inda benimsenen bir direktife göre, imalatçi veya ürünü ilk ithal eden firma, üye devletin ilgili organina eko-etiket için basvurabilecektir. Bu organ, sözkonusu ürünün eko-etiketi hak edip etmedigini degerlendirme yetkisine sahiptir.
5.Eko-Denetim: Gönüllü bir çevresel denetim sistemidir, taraf sirketlere kendi üretim süreçlerine, çevresel koruma standartlarini dahil etme imkani saglar. Üye devletler, bu uygulamanin koordinasyonundan sorumludur, basvurulari alir ve basvurularin, uygun olup olmadigina karar verebilen onaylanmis "teyitçiler listesi" olustururlar.
6.LIFE : direktifi, 1992'de Konseyin benimsedigi bu yönetmelikle, Birligin çevre alanindaki öncelikli projelerine mali tesvik saglanmasi öngörülmüstür. 1991-95 döneminde bu kapsamda 400 milyon ECU dagitilmistir.
AVRUPA BIRLIGININ ÇEVRE KORUMAYA YÖNELIK
POLITIKALARI NELERDIR?
Suyun Korunmasi
Suyun temizliginin saglanmasi, su kaynaklarinin daha iyi kullanimini gerektirir. Atik sehir suyu temizleme direktifi ile Birlik, 2010 yili sonuna kadar bütün kiyi ve yerüstü sularinda organik kirliligin temizlenmesini hedeflemektedir. Bu da önümüzdeki 10 yilda, yerel hükümetlerin ve sanayilerin atik su temizlenmesi konusunda muazzam yatirimlar yapmasi anlamina gelmektedir. AB geçmiste, içme suyu, banyo suyu, balik üretimi gibi, kullanima yönelik suyun kalitesini korumaya yönelik tedbirler almistir. Bugünse, Birlik su kalitesinin korunmasi ile taze su kaynaklarinin yönetimini bütüncül bir yaklasim içinde ele almaktadir. Gelecekte, su kalitesi standartlari, dogal nehir yataklarina dayanan tutarli bir su yönetimi sistemi içinde uygulanacaktir. 2010 yilina kadar üye devletler, su fiyatlarini güvenilir ve yüksek kaliteli suyun gerçek maliyetini yansitacak sekilde düzenleyecektir. Suyun fiyati gerçek maliyeti ile sunuldugunda, vatandaslar, sirketler ve sanayii suyu ziyan etmekten kaçinacak, daha verimli kullanma yoluna gidecektir. Suyun, tarim alanlarinda kullanilan nitratin karismasi sonucunda kirlenmesi de basit bir düzenleme ile denetlenemeyecek konulardan biridir. 1991 de hazirlanan nitrat direktifi ile, üye devletler, yerüstü ve tarimdaki yeralti sularina karisan nitrat oranini azaltmak için tarim yasalari hazirlamistir. Bu yasalar, nitrat nedeniyle kirlenen ve kirlenme potansiyeli tasiyan sulari belirlemislerdir. Tarim faaliyetlerine yönelik olarak, yasal ve uygulanabilir kisitlamalar getirecek eylem programlarinin gelistirilmesi gereklidir. Birlik, kanalizasyon ve atik su temizleme sebekelerinin kurulmasina destek verir. 1994-1999 dönemi için Yapisal Fonlardan 7000 ECU Birligin ortalama gelirinin %75'inden az gelire sahip olan bölgelere aktarilacaktir. Örnegin Portekiz'de su arzina kavusacak halkin oraninin (1989'da %61) 1999'da %95'e çikarilmasi hedeflenmektedir. Irlanda'da Birlik standartlarina göre atik su temizleme oraninin (1993'te %20) 1999'da %80'e çikarilmasi hedeflenmektedir. Birlik ayrica, Ren nehri, Kuzey Atlantik, Kuzey Denizi ve Akdeniz gibi uluslararasi sularda kirliligi azaltmaya yönelik bildirgelere de taraftir. Havanin Korunmasi
AB'nin %60'i, özellikle kuzey ülkeleri asiri asitlenme tehlikesi ile ile karsi karsiyadir. Pekçok Avrupa sehrinde hava kirliligi, hava kalitesi standartlari yilda en az bir kez asmaktadir. Hava kirliligi konusunda Birlik, bir dizi direktif benimsemesine ragmen, özellikle büyük enerji santrallerinin kirliligini önlemek ve motorlu araçlardan gaz emisyonlarini azaltmak zorundadir. Karbondioksit emisyonunu azaltmaya ve enerji verimliligini arttirmaya yönelik karbon/enerji konusundaki vergi teklifi, hala Konseyde beklemektedir. Ozon tabakasinin delinmesi Birligi kloroflorokarbonlarin üretim ve tüketimini sinirlamaya götürmüstür. 2030 yilinda hidrokloroflorokarbolarin kullanimi tamamen yasaklanacaktir. Küresel iklim degisimi ile ilgili olarak, Birlik 2010 yilina dek karbondioksit, metan ve nitratoksit emisyon oranlarinin %15 azaltilmasi için, 1992 BM Iklim Degisimi Bildirgesi'ne baglayici bir protokol ekleme çalismalari içindedir. En fakir bölgelerin daha çok enerji tüketmesi nedeniyle, bu bölgelere yönelik enerji tüketimi ile ilgili düzenlemelere girisilmistir. Yapisal Fonlardan enerji altyapilarina kaynak aktarmaktadir. 2000 yilina dek karbondioksit emisyonlarinin 1990 seviyelerine çekilmesi hedefi konmustur. Ayrica, arabalarda zorunlu katalitik dönüstürücülerin kullanilmasi yolu ile kirliligin azaltilmasini hedefleyen direktifler hazirlanmistir. Gürültü
Birlik, motorlu tasitlar, kamyon, traktör, insaat araçlari ve motosikletler için azami gürültü seviyesi belirlemistir. Ev aletleri için geçerli olan gürültü seviyesinin de paketleme esnasinda belirtilmesi, direktiflerle hükme baglanmistir. Helikopter ve tren yolu araçlarina da gürültü siniri getirilmesi teklifleri üzerinde durulmaktadir. Yasamin ve Doganin Korunmasi
AB, 1979 Bern Dogal Hayatin Korunmasi Bildirgesi'ne taraftir. Vahsi kuslarin ve bitkilerin korunmasina yönelik olarak bir dizi direktif benimseyen AB, yeni dogmus fok baligindan yapilan ürünlerin ithaline yasaklama getirmistir. Hayvanlar üzerinde bilimsel deney yapilmasini da denetleyerek, sinirlama koymustur. Dogal hayatin ve ormanlarin korunmasi projelerine mali destek aktarmaktadir. Atik Maddelerin Imhasi
AB yilda 2 milyar ton atik üretmektedir. Bunlarin toplanmasi, imhasi, dönüstürülmesi ve yeniden islenmesi bir dizi direktifle düzenlenmistir. Titanoksit sanayiinden alinan atiklar, atik petrol, atiklarin denize bosaltilmasi ve radyoaktif atik gibi atiklarin, sinirötesi tasinmasinin denetimi için özel tedbirler alinmistir. Son dönemde üzerinde anlasilan bir yasakla, 1998'den itibaren gelismekte olan ülkelere tehlikeli atiklarin yeniden islenmek üzere ihraç edilmesi yasaklanmistir. Kimyasal Maddeler
Kimyasal maddelerle ve deterjanlarla ilgili olarak, bu maddelerin siniflandirilmasi, paketlenmesi ve etiketlendirilmesi ile ilgili direktifler benimsenmistir. 1986'dan beri, piyasadaki bütün kimyasal maddeleri siralayan bir liste olusturulmus ve bu maddelerin özel bir degerlendirme ve denetime tabi olmasi saglanmistir. 1982 tarihli direktifle, üye devletlerdeki bütün imalatçilar, yetkilileri kullandiklari kimyasal maddeler, tesisleri ve olasi kazalardan haberdar etmekle yükümlü kilinmistir.
AVRUPA'DA ÇEVRE KONUSUNDA ISBIRLIGI KÜRESEL
ISBIRLIGI
Dünyanin en büyük ticari gücü olarak AB'ndeki çevresel problemler daha çok tüketim biçimlerinin degistirilmesine baglidir. Orta ve Dogu Avrupa'da uzun yillardir ihmal edilen kirlilik denetimi ve çevreye yatirim yapilmamasi yüzünden bugün AB'nin karsisina çikan sorun, kapi komsusu bu ülkelerdeki çevre konusuna, özellikle de nükleer reaktörlerin güvenligine, gereken önemin verilmesini saglanmasidir. AB'ye basvuran ülkeler, üye olmadan önce AB'nin mevcut çevre yönetmeligine uyum saglamak zorundadirlar. Birlik, çevre ve sürdürülebilir kalkinma konularinda uluslararasi bir rol üstlenmelidir ve yakin bir gelecekte ayni sorunlarla karsilasacak olan gelismekte olan ülkelere örnek olmalidir.
BIRLIGIN ÇEVRE HUKUKU VE VATANDASLIK HAKLARI
AB üyesi ülkelerde vatandaslarin:
çevre konusunda hükümetin yaptigi eylemlerden haberdar olma hakki, çevre ile ilgili olup vatandaslari etkileyecek konularda onlarin da görüsünün alinmasi hakki, vatandaslarin, hükümetin çevre ile ilgli aldigi kararlari gözden geçirme hakki ve Birlik hukukundan yararlanma hakki vardir.
1998 AVRUPA BIRLIGI KOMISYON RAPORU'NDA ÇEVRE
1998 Komisyon Raporu ile, Birligin kalkinmak için yüksek çevre standartlari hedefini tehlikeye atmamasinin gerektigi vurgulanmistir. Ekonomik gelismenin yaninda, saglikli çevreye de sahip olmanin mümkün oldugu, çevre standartlari konurken rekabetin arttirilmasina ve is sahasi açilmasina önem verilmesi gerektigi belirtilmistir. Genisleme sürecinde, çevre konularina özellikle de, nükleer güvenlik konusuna daha çok önem verilecektir. Komisyon programi ile, hava kalitesi, elektronik atik ve ulusal emisyon duvarlari konularinda yeni yasa teklifleri getirilmistir.
EKO ETIKET NEDIR?
Ürünlere yapistirilan eko etiket, tüketiciye aldigi ürünün çevre standartlarini karsiladigi garantisini verir. Eko-etiket, çevreye saygili ürünlerle olmayanlari ayirdedebilmek için benimsenmis bir uygulamadir. Eko-etiket, bagimsiz ulusal otoriteler tarafindan verilir. Bu etiketi almak için aday ürün, üretim, pazarlama, kullanimla ilgili olarak yeterlilik analiziniden geçmek zorundadir. Eko etiket CE gibi henüz tamamen yayginlasmamistir. Önce sadece bulasik ve çamasir makineleri için kullanilan eko-etiket, su anda tuvalet kagidi, mutfak havlusu, deterjan, boya, buzdolabi,saç spreyi, ayakkabi ve tekstil ürünlerinde de kullanilmaktadir.
ISO 14000 NEDIR?
Merkezi Cenevre'de bulunan Uluslararasi Standart Organizasyonunun, çevre yönetimi konusunda gelistirdigi bir dizi standart ve rehbere ISO 14000 adi verilir. Örnegin, bunlardan biri olan 14001 standardi, çevre yönetim sistemleri için belirlenen sartnameyi içerir. Avrupa Standart Kurumu (CEN), ISO 14001 belgesini onaylamistir ve bu Avrupa standardi EN ISO 14001 olarak bilinir. Bu standartlarin uygulanmasi konusunda bir zorunluluk getirilmemistir.
Avrupa Çevre Ajansi
Özellikle, Birlige, üye devletlere ve üçüncü ülkelere etkili çevresel koruma politikalarinin uygulanmasi ve olusturulmasi konusunda nesnel bilgi saglanmasi, çevresel koruma ile ilgili tedbir ve kanunlarin hazirlanip, uygulanmasina destek olmak amaciyla teknik, bilimsel ve ekonomik bilgi sunulmasi, çevre korunmasi ile ilgili zamaninda ve gerekli tedbirlerin alinabilmesi için tahmin tekniklerinin gelistirilmesi ve Avrupa çevresel verisinin uluslararasi çevresel programlarla bütünlestirilmesi konularinda çalisir.
SÜRDÜRÜLEBILIR TURIZM
Sürdürülebilir turizm konusu, Avrupa'da 1970 ve 80'lerde meydana gelen denetim disi turizm patlamasi sonrasinda, AB'nin gündemine girdi. Sürdürülebilir turizm, genis geçici topluluklarin ihtiyaçlarini karsilayacak dogal kaynakalra sahip bir temiz çevreye dayanir. Daglar ve kiyilar, özel itina isteyen turizm alanlaridir. Yogun turizmin yönetimi ve kiyi ve daglarin korunmasi, turistlerde çevre bilincinin gelistirilmesi, turizm hizmetlerinin kalitesinin iyilestirilip çevreye en az zararli hale getirilmesi Birligin turizm ile ilgili hedefleridir. Sürdürülebilir turizmle ilgili bazi projeleri destekleyen Birlik, Birlesme Fonlarindan Akdeniz ükelerine kaliteli su sunumu, altyapi, yatirim, atik yönetimi, ulasim, bitki ve hayvan türlerinin korunmasi konularinda mali destek saglar. 1990 yili ile karsilastirildiginda, 2000 yilinda Akdeniz turizminde %60 artis olmasi beklenmektedir.
AVRUPA ÇEVRE KALITESI ÖDÜLÜ KIMLERE VERILIR?
AB'nin "plajlara mavi bayrak" faaliyeti, halki çevre konuisunda bilinçlendirmeye yönelik en basarili çalismalardan biridir. Her yil bir sivil toplum kurulusu, bulundugu ülkede belirlenen plaj ve limanlarin kalitesini yaz mevsiminde 2 haftada bir denetleyerek, su kalitesi tesbiti yapar. Insan sagligina zararli olmayan temiz plaj ve limanlar mavi bayrakla ödüllendirilir. Siyah bayrak, sagliga zararli sulari belirlemek için kullanilir.
TÜRKIYE'DE DESTEKLENEN ÇEVRE PROJELERI
1991-97 döneminde Birlik, Karadeniz Bölgesindeki çevre projelerine 8 milyon ECU'dan fazla fon tahsis etmistir. Tacis Programi çerçevesinde Odessa, Krasnodar ve Batum'da üç çevresel faaliyet merkezi desteklenecektir. Birlik, Karadeniz korunmasi konulu Bükres Sözlesmesi'nin uygulanmasina dogrultusunda Gürcistan, Rusya ve Ukrayna'ya destek verilmesi ve Istanbul'da bulunan Karadeniz Çevre Programina teknik yardim saglanmasi için 4.6 milyon ECU katki saglayacaktir. 1996 yilinda Avrupa Akdeniz Ortakligi kapsaminda kabul edilen bir regülasyonla, 1996-1999 dönemi için 3.425 milyon ECU'nun Misir, Türkiye, Kibris, Bati Seria ve Gazze, Israil, Ürdün, Lübnan, Malta, Faz, Cezayir, Suriye ve Tunus'a projelerde kullanilmak üzere verilmesine karar verilmistir. Bu kapsamda Istanbul Ikitelli'de Çevresel Denetim Projesine 987.000 ECU aktarilmasi kararlastirilmistir. Avrupa Yatirim Bankasi, 1996'da Kocaeli'nde de sinai atik sularin toplanmasi ve aritilmasi projesine 50 milyon ECU destek vermistir. AYB'nin 1992'den itibaren sagladigi katki 389.5 milyon ECU'dur. Komisyon, gelismekte olan ülkelerde sürdürülebilir kalkinma çerçevesindeki çevresel tedbirlerin desteklenmesi amaciyla, Göksu Deltasi'nin Kalkinmasi ve Korunmasi Projesine 312.000ECU, Türkiye Çevre ve Kalkinma Gözlemevi kurulmasi projesine 337.730 ECU, Kiyi Yönetimi ve Turizm Projesi'ne 663.300 ECU, 3 pilot sehirde açik çöplüklerin iyilestirilmesi projesine 422.000 ECU'luk destek sagladi. Ayrica, 1997 LIFE Fonundan Türkiye'deki üç projeye, EMAS uygulama projesine 327.595.50 ECU, Demirtas Atik Aritma tesisleri projesine 158.500.00 ECU ve Manyas Gölü Yönetim Planlamasi ve Ekolojik Risk Analizi Projesine 108.902.01 ECU destek saglandi. Komisyon ayrica, Özel Eylem Projeleri kapsaminda 1990'da baslayan Çevre Koruma Programini desteklemis toplam 3.100.000 ECU vermistir. Bu proje tamamlanmistir. Kaynak: http://www.eureptr.org.tr/bilginotlari/bilginotu03.html